https://www.inisiyatifodtu.net/wp-content/uploads/2022/01/yesil-kampus-f02e10476121fd2876384e4bdbe5d4c9.jpg
Yeşil binalar gibi yerleşkelerin de yeşili varmış. Bu geniş yerleşim alanlarında geri kazanım, yenilenebilirlik ile kendine yetme prensipleri uygulanmakta imiş. Böylece doğa dostu, yeryüzünden aldığı kadarına yakını üreten, çevreyi asgari düzeyde kirleten, yerel kapasitesini işe yaratan tesis ve alanlar oluşturulmaktaymış. Ayrıca, yeşil üniversite yerleşkeleri yakınlarındaki yerleşimlere, kasaba ve kentlere örnek oluyordur diye düşünüyorum.
ODTÜ neden böyle bir yerleşke olmasın? Bugün (12 Ocak 2022 Çarşamba) sabahı yoğun yağmurlu bir güne uyandık. Kim bilir ODTÜ’de Yalıncak’tan aşağı, kaç metreküp yağmur suyu yolunu bulup aşağılara akmıştır.; MM binası önündeki yokuş asfaltından, Jeoloji Mühendisliğinden Gıda Mühendisliğine giden, Hazırlığın dimdik yokuşundan Eğitim Fakültesine inen yoldan çağıl çağıl inen suyu düşünebiliyor musunuz? Yerleşkemize düşen yağmur suyunu kanallar üzerinden bir yeraltı sarnıcına toplasak, kurak yazlarımızda spor alanlarının çimlerini, çiçekliklerimizi sulamakta kullansak. Hatta sayısı yüzleri geçen binalarımızın klozet rezervuarlarını bu sularla doldursak, yeşil yerleşke olabilir mi ODTÜ?
Sonra birden aklıma yağmurun ıslatıp geçtiği yerlerdeki aşısız, bakımsız badem, ahlat, elma, vişne, ceviz ağaçlarımız geldi. Örneğin az önce baktım, bir anaç elma ağacı 8-10 yaşlarında 30 kilo kadar elma verirmiş. ODTÜ yerleşkesindeki dağınık ve meyvecilik bakımı yapılmayan ağaçlar yerine şöyle bir 10-15 dönümlük işlenerek hazırlanmış arazimizi meyvelik yapsak, eskiden var olan öğrenci asistanlığı gibi bir uygulamayla buradaki yüzlerce ağaca öğretilmiş gençlerce bakım yapılsa ve yağmurlarla toplanmış sular kullanılsa…Yerleşke yine de kendine yetmez tabii, ama bundan çıkan hasatla ODTÜ’de tükettiğine bir miktar karşılık gelen üretim de olur, gençler arasında doğa ve doğal yaşam dersleri alanlar çoğalır, Ankara’ya da örnek oluruz.
Belki Ankara’nın bir vakitler yetiştirdiği 30-35 çeşit armut akla gelir, bir köşeye dizilecek kovanlarla minik bir Ankara Balı üretim örneği ve araştırmacılığı bile canlanır hatta dostlar. Kim bilir?